volkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
volkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Yemek Dünyasında Yeni Bir Akımın Öncüsü : Jamie Oliver

Fakültenin ilk yıllarında İngilizcemi geliştirmek için takip ettiğim BBC Prime adlı İngiliz TV Kanalında tanıdım onu ilk kez... Darmadağın saçları, yeni terlemiş bıyıkları, peltek aksanı ve oradan oraya koşturması ile bugüne kadar gördüğüm yemek programcılarından ve yemek programlarından çok farklıydı... Yaptığı şeyler fazlasıyla basitti ama gerek tarzı gerekse sonuçta çıkan yemek ilgiyi fazlasıyla hakediyordu. Takip etmek için tarihi ve saati not ettim.. Sürekli olarak BBC Prime kanalında başka programlarda da ( Ready Steady Cook - ülkemizde de adaptasyonu gösterildi, iki yarışmacı aynı sürede aynı malzemeler ile kendi yemeklerini yapıp, yarışıyorlar. ) yer alıyordu. Yemeğe olan ilgim, farklı tarzı ile ön plana çıkan, ileride çok başarılı bir şef, bir aktivist ve 'celebrity' olacak bu adamla karşılaşınca eğlenceli bir hal almaya başladı.

Bu adam yemek dünyasına Essex'te anne ve babasının işlettiği bir İngiliz Pub'ı 'The Cricketters'  ile adım atmış, ilk yemek kitabı ' The Naked Chef 'i ( dilimize Çıplak Şef adı ile çevrildi ve basıldı ) o yıllarda henüz yeni yayımlamış ve kitabının gördüğü ilgi ile televizyon programları da yapmaya başlamış ' Jamie Oliver'dan başkası değildi. İlerleyen yıllarda nasıl bir fenomene dönüştüğünü adım adım takip edeceğim bu genç adam o günden beri kıyısından köşesinden kendimi dahil etmeye çalıştığım yemek dünyasındaki tek idolüm oldu.


Önce her zaman olduğu gibi biraz wikipedia bilgisi:
Asıl adı : James Trevor Oliver, 1975 Essex doğumlu. 16 yaşında okulu bıraktı ve Westminister Kingsway College'a devam etti. Daha sonra City & Guilds NVQ Ev Ekonomisi bölümünden mezun oldu ve ilk profesyonel işine Antonio Carluccio'nun Neal's Yard adlı mekanında pasta şefi olarak başladı. İtalyan mutfağına olan ilgisi, burada tanıştığı ve geri kalan hayatının tamamında ona mentor'luk yapacağı en yakın dostu kendi halinde bir şef olan Gennaro Contaldo ile tanışması ile başladı. BBC'nin bir belgesel çekimi sırasında ilk kez İngiltere'ye tanıttığı şef The Naked Chef adlı kitabının basımından sonra meşhur oldu. O dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair bile kendisini yemek pişirmesi için başbakanlık konutuna davet etti. 2000 yılında eski bir model olan Juliette Norton ile evlendi ve dört çocuğu oldu. Bugün kitap yayınından, televizyon programcılığına, dergicilikten, kendi adına satışa sunduğu mutfak ürünlerine, farklı ülkelerde onlarca restauranttan, uluslarası organizasyon işlerine, vakıf yöneticiliğinden, ulusal yemek hareketi önderliğine geniş bir perspektifte faaliyet gösteren bir medya devine dönüşmüş durumda.

Evet wikipediadan alıntıladığım yukarıdaki bilgilerin tamamı doğru.. Basit bir şefin bunca yolu nasıl katteğini görmek adına kaleme aldığım bu yazı, aslında ülkemizde biraz daha tanınmasına katkı sağlamak amacı da taşıyor. Çünkü, yaptığı işlerin içinde en ilgi çeken şeylerden biri, projelerinin tamamın çıkış noktasında sosyal sorumluluk düşüncesinin yatıyor olması... Hadi gelin onu biraz da benim gözümden tanıyın...

Jamie's Italian
İngilterenin hemen her yerinde, Sydney'de, Dubai'de ve Dublin'de bile bulabileceğiniz toplam 33 restaurantta şık, basit, lezzetli ve nispeten ! uygun fiyatlı yemekler sunduğu ana iş kolu..Bir kaç yıl önceki İngiltere seyahatim sırasında yoğun programım nedeniyle bir tanesine bile gidememenin acısını hala çekiyorum..
www.jamieoliver.com/italian

Barbecoa
Jamie Oliver ve Adam Pery Lang ortak girişimi kasaplı - steak house tarzı barbekü restaurantı. Londranın kalbinde yer alan St. Paul Katedrali manzaralı mekan 2010 yılında açıldı. Ülkemizdeki Günaydın ya da Nusret modelinin ta kendisi.. En önemli farkı, odun ateşi ve aslına sadık kalarak pişirme metodu kullanıyor olması.. Tütsüleme de bu işlemler arasında yer alıyor elbette...
http://www.barbecoa.com/

Union Jacks
Jamie bu restaurantı kendi ifadesiyle ' odun ateşinde pişmiş yassı ekmeğin, Britanya lezzetleri ile buluştuğu mekan ' olarak tanıyor... Henüz internet sitelerinde güncellenmemiş olsa da geçtiğimiz günlerde, Chiswick, St Giles ve Winchester'daki 3 mekana ek olarak Covent Garden'da bir yenisi daha eklediğini biliyorum.
http://www.unionjacksrestaurants.com/

Fabulous Feast Catering
Bu kadar mekana sahip bir adam elbette catering işi de yapacaktır. Ancak catering deyince aklınıza fabrikalara, hastanelere, yurtlara ya da okullara yemek pişirmeyi getirmeyin sakın... Kraliçenin davetleri, prenslerin, prenseslerin ağırlamaları, düğünleri, partileri ve hatta G8 zirvesi filan abimizin iştigal sahası.. ihtiyaç olur diye adres vereyim : www.jamieoliver.com/fabulousfeasts


Recipease Cooking School
Recipease kavramı tarif ve yemek paylaşmak üzerine Jamie'nin sürekli kullandığı kavramlardan biri. hatta bu amaçla yürüttüğü projenin adı da pass it on.. yani sen tarifi uygula, başarılı olursa diğerlerinin de öğrenmesi için ilet, onlarda öğrensinler, öğretsinler, sen bana ben başkasına tarzı bir saadet zinciri modeli yani... Bizim buralardan bakınca biraz saçma gelebiliyor ama yemek yapmayan, yemek yapmayı bilmeyen, doğru dürüst bir sofra kültürü dahi olmayan, dolayısı ile gittikçe sağlıksız beslenen İngiliz halkı açısından bakınca siz de hak verirsiniz sanırım... İşte Jamie burada da devreye giriyor ve ülkemizde ki MSA gibi yemek okulları açıyor hem de tam 3 tane ( Clapham Junction, Brighton, Nothing Hill ) , üstelik bizdekinden farklı olarak öğrencilerinin yaptığı yemekleri okulun restaurantında servis ederek.. Girişimcilik dedikleri şey bu olsa gerek...
www.jamieoliver.com/recipease

Fifteen
Serserisi, uyuşturucu bağımlısı, holiganı, aykırısı, dışlanmışı yani ne kadar tutunamayanı varsa bu ülkenin abim topluyor bunları ( bizde kurumların bile yapamadığı bir şeyden bahsediyorum ) bir vakıf kuruyor, adını Fifteen koyuyor ( onbeş )  bu vakfın, tüm bu tutunamayanları eğitime alıyor, eğitim sonunda içlerinden onbeş kişi seçiyor ve Fifteen adını verdiği vakıf restaurantını herşeyi ile bir yıllığına bu on beş kişiye devrediyor. Bir yıl sonra diğer onbeş gelene kadar... Anadolu'da bir tabir vardır; baba oğluna yapmaz.. Sadece Londra'da da değil üstelik Cornwall ve Amsterdam'da da yapıyor aynı şeyi tam üç restaurantta. Her dönem sonu ayrılanların kendilerine kurduğu restaurantların sayısını sayamıyor artık... Londra'dakine gidemedim ama Amsterdam'dakine tuzlu bir hesap bıraktım evvel ki sene... Mutfak önü masada, mutfakta olup biteni izleyerek, eşim ile birlikte yediğimiz yemeği hala ballandıra ballandıra anlatabiliyoruz eş dost ortamlarında...
http://www.fifteen.net/

Jamie Oliver Foundation ( Jamie Oliver Vakfı ve Sosyal Sorumluluk Projeleri )
- Fifteen
- Ministry of Food, aynı adı taşıyan yemek kitabını da kapsayan proje dahilinde ülke genelinde sağlıklı bir yemek hareketi yürüttü ve başarılı da oldu.
- Food Revolution
- School Projects, takip edebildiğim kadarı ile artık bizim okullarımızda da kola, hamburger, patates kızartması gibi sağlıksız şeyler satılmıyor öğrencilerimize.. İşte bu proje öncesinde İngiltere'de bu gıdalar çocuklara yemek diye sunuluyordu. Hükümet desteğini de arkasına aldığı bu proje ile Jamie ülke genelindeki tüm okulların menülerini baştan aşağı değiştirdi.


Televizyon Şovları

The Naked Chef (1998–1999) ( ülkemizde de gösterildi )
Pukka Tukka ( 2000 )
Oliver's Twist ( 2002 )
Jamie's Kitchen  ( 2002-2003 )  ( ülkemizde de gösterildi )
Jamie's Kitchen Australia ( 2006 )
Jamie's School Dinners ( 2005 )
Jamie's Great Italian Escape ( 2005 )
Jamie's Return to School Dinners ( 2007 )
Jamie's Chef ( ülkemizde de gösterildi )  ( 2007 )
Jamie at Home ( ülkemizde de gösterildi ) ( 2007 )
Jamie's Fowl Dinners ( 2008 )
Jamie's Ministry of Food ( ülkemizde de gösterildi ) ( 2008 )
What's Cooking? with Jamie Oliver (2008)
Jamie Saves Our Bacon (2009)
Jamie's American Road Trip (2009)
Jamie's Family Christmas (2009)
Jamie Oliver's Food Revolution 2010 and 2011
Jamie's American Food Revolution,
Jamie Does (2010)
Jamie Oliver's Food Escapes (2011, )
Jamie's 30 Minute Meals (2010) ( ülkemizde halen gösteriliyor )
Jamie's Dream School (2011)
Jamie's Fish Supper (2011)
Jamie Cooks Summer (2011)
Jamie's Great Britain (2011)

Ülkemizde gösterilen ya da gösterimi devam eden tüm programları Home Tv ve Show Plus kanallarından yayınlanmıştır / yayınlanmaktadır.

Kitapları
Son olarak bir tv sovundan derleme olarak oluşturulan ' Jamie's Christmas Lock - in & Jamie's Best Ever Christmas' adlı kitabı da bu listeye eklenebilir.

Yukarıda adı geçen kitapların bir kaç tanesi hariç tamamın İngiltere basımı orjinalarine ve 2009 yılından bu yana tüm Jamie Maganize dergilerine sahip olduğumu da buraya düşmekte fayda olduğunu düşünüyorum... ( Teşekkürler Bereket ve Dünya Gazetesi Süreki Yayınlar Servisi )

JME Shop
Kendi markası ile kendi adına ürünler ürettiren Jamie aynı zamanda paketlenmiş gıda ürünleri de pazarlıyor. Yıllar önce edindiğim JME markalı tasarımı Jamie'ye ait olan bir flavour shaker aletim hala mutfağımızın başköşesinde duruyor... merak edenler you tube üzerinde flavour shaker hakkında onlarca video bulabilirler.

Ülkemizde ki Jamie Taklitleri
Saymakla bitmezler ama bir tanesi var ki yazdığından yaptığına, tuttuğu yoldan, peltekliğine ve hatta pasaklılığına kadar herşeyi ile birebir kopyası. Yemek kitabında bile alenen aynı yolu izlemiş. Hiçbir orjinalliği olmayan Refika Birgül'den bahsediyorum. Kendisi de bunu saklamıyor zaten, Jamie Oliver'dan ve onun tarzından etkilendiğini açıkça söylüyor. Ama taklit ancak orjinalini yaşatıyor diyelim ve biraz orjinallik beklediğimizi belirtelim..

El netice;
Jamie abimizi seviyoruz, twitter, facebook, instagram neredeyse oradan takip ediyoruz, ele geçen her fırsatta Antakya'ya  davet ediyoruz.. Çok mu iddialı oldu, tamam Istanbul'a gelsin o da yeter bana.. Tanışmak ve aynı mutfakta ona yamaklık edebilmek için hedefler koyuyuruz ve parasına para katarken dahi insan odaklı çalıştığı için takdir ediyoruz..
Hastasıyız..
http://www.jamieoliver.com/

Sevgiler;
Volkan...

27 Nisan 2012 Cuma

Uzun bir aranın ardından...

Bundan bir sene kadar önce bu blogu yazmaya başladığımda hissettiğim heyecan sanki her gün yazacakmışım ve yazdıkça heyecanım artacakmış gibi doruklarda idi. Öyle de oldu.. Yazdıkça heyecanlandım, heyecanlandıkça daha çok araştırdım.. Yazmak istediklerim ( ! ) bir dağ oldu birikti.. Ama hepimizi sarmalayan günlük koşuşturma telaşı, iş stresi, zamansızlık ve kronik yorgunluk hep galip geldi ve uzun bir zamandır yazı yazmama engel oldu.
Oysa neler biriktirdim belleğimde bu blog için.. Çevremdeki insanlara bile 'sizler de yazın yayınlayalım' diye ne teşviklerde bulundum... Ama hep ihmal ettim. ( bu arada blogumun, yazmak isteyen herkese sonuna kadar açık olduğunu bilmenizi isterim.. )
Şimdi bugün ( belki de baharın gelişi beni yeniden uyandırıyor :) tekrar sahalara dönüyorum...
Çok yakında sizlere aşağıdaki konularda yepyeni, taptaze ve eğlenceli yazılar yazacağım... Kendi kendime böyle bir program yapmış olmayı uygun gördüm, böylece takvimli çalışma alışkanlığımın faydasını görmeyi ümit ediyorum..

işte sizler için tasarladığım yazı başlıklarının birkaçı ;

- Dünyadan ve Türkiye'den Yemek Kitapları
- Antakya Mutfağındaki Özel Malzemeler
- Yemek Dünyasında Yeni Bir Akımın Öncüsü : Jamie Oliver ( ve Türkiye'deki taklitleri )
- Nenemin Mutfağımdan Unutulmuş Tarifler...
- Başarılı Türk Şefler
- Antakya Mutfağında Erkek

ve yepyeni mekan deneyimleri ile çok yakında hep birlikte olacağız...

Sevgiyle kalın, doymak için yemeyin, zevk almak için acıkın...

Volkan...

9 Ekim 2011 Pazar

Bizim Kebapçı - Süleyman Ustanın Yeri

İnsan uzun zamandır yazmayınca nereden başlayacağını bilemiyor maalesef… Hele de yazmamanın sebebi yememekten ziyade vakit ayıramamak olunca damağınızda hissettiklerinizi yazmak üzere akılda tutmak daha da bir zorlaşıyor…
Yaz boyu tattığımız lezzetlerden ve gezdiğimiz mekanlardan hangisini yazarak geri dönmeli diye düşünürken, geçtiğimiz hafta içi birakşam İlke ile birlikte akşam yemeği yememek üzere verdiğimiz kararı son anda bozmamız ve kendimizi Bizim Kebapçı da bulmamız ile bu yazının rotası da değişti birdenbire…
Olması gereken de bu idi aslında… Çünkü bu blogu insanlara rafine mekanlardan ziyade, lezzet kaçamakları yapabilecekleri alternatif mekanları tanıtmak amacıyla oluşturmuştum …
Bizim Kebapçı, gerçekten de adı gibi bizim kebapçı, İlke ile ilk zamanlarımızda sıklıkla gittiğimiz, sonrasında hala pas geçmediğimiz, sıklıkla uğradığımız bir mekan… Aç kaldığımızda aklımıza ilk gelen yerlerden biri…
Antakya’ya bağlı, hemen hemen herkes tarafından bilinen beldemiz HARBİYE’deki onlarca kebapçıdan biri. Harbiye, lokantaları ve dürümcüleri ile ülkemizin bir çok yerinde bilinen, tanınan bir yöre… Özellikle İstanbul’da bir çok dürümcü ve kebapçıda Harbiye Usulü Döner, Harbiye Dürümü, Harbiye Usulü Tavuk gibi ifadelerle karşılaşmış olmanız muhtemeldir. Gerçekten de aynı malzemeyi kullanarak yapılan dürümü ya da tavuğu Harbiye de yemek ile başka bir yerde yemek arasındaki farkın gerekçesini anlamak çok güç bilmeyen için..






Kebapçı, deyince aklınıza porselen tabaklarla, gümüş çatal bıçaklarla yeyeceğiniz günümüzün trend kebapçıları gelmesin lütfen, zira burada size vaad edilen hijyenik bir ortamda yeyebileceğiniz enfes bir dürüm. Burada Adana, Urfa, Sebzeli, Beyti, Patlıcan ve benzerleri gibi isimlendirmeler yok… Burada KEBAP var, gerçek kebap.. Kıyma, Kuşbaşı, Acılı, Acısız gerçek Antakya Kebabı.. Sırf yağlı koyun etinden yapılan, yediğinizde midenizi allak bullak eden, yemeden bile kokusundan ağırlaştıran kebaplarla alakası dahi olmayan bir kebaptan söz ediyorum.






Karşılanmanız ile masaya gelen salata ( içeriği mevsimine göre değişiyor ), zerzevat ( Antakya’da kebabın olmazsa olmazı bol maydonoz, soğan, sumak ve azıcık salça ile yapılan bir salata ) ve turşu ile başlıyorsunuz yemeğe ve bunlar için herhangi bir ücret talep edilmiyor. Hemen dürümünüzü sipariş ediyorsunuz, çok kısa bir sürede o da kocaman bir ısırık almanız için parmaklarınızın arasında oluyor. Dürümünüzü soğansız istediyseniz soğansız bir zerzevat, bir şiş kebap ( kıyma ya da kuşbaşı ) pişmiş domates, acılı istediyseniz közlenmiş biber, zeytin yağı ve biber salçası ile soslanmış incecik lavaşa sarılıyor ve size servis ediliyor. Bir kez bu dürümü yiyenlerin bundan sonra Antakya dışında yediklerine ne isim verecekleri gerçekten bir muamma…







Unsurların hepsi ayrı ayrı ana lezzeti oluşturan bir parça, herhangi birindeki bir kusur bütüne yansıyor, kalın ve pişmemiş bir lavaş ( bu arada bu ekmeğin Antakya’daki adı Kebap Ekmeği ) acımayan acıtmayan bir közlenmiş biber, yanlış bir biber salçası en az et kadar uyumunu bozabiliyor dürümün.
Bu arada seçenekleriniz sadece kıyma ve kuşbaşı kebap ile sınırlı değil, isterseniz tavuk, isterseniz ciğer ve hatta tüm diğer sakatatları da sunabiliyorlar, ama Harbiye ve dürüm deyince size sunulan şey bunlar değil.
Her şey gözünüzün önünde oluyor ve bitiyor, usta siparişinizi tezgahta hazırlarken, hemen arkasında ki mangalda köz köz olmuş kömürler sıranın onlara gelmesini bekliyorlar. Arkadaşlar candan ve çok sıcak.. Bir gideni bir daha unutmuyorlar ve bir sonraki gidişinizde evinize gelmiş gibi karşılanıyorsunuz. Servis hızlı ve temiz, geç saatlere kadar da sürüyor. Fiyatlar çok makul, bir kişilik dürüm için ödeyeceğiniz tutar sadece 6 TL.
Burada yaşayan herkesin Harbiye’de bir dürümcüye takıldığı varsayımdan hareketle, bazı arkadaşlarımın tercih ettiği diğer dürüm – kebapçıları da denemiş biri olarak size tavsiye edebileceğim tek yer Bizim Kebapçı – Süleyman Ustanın Yeri…
Önümüzdeki günlerde yepyeni alternatif lezzet duraklarında buluşmak üzere..
Sevgiler…
Volkan…
Çağlayan Mah. Ürgen Cad.
Harbiye / Antakya

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Bende yenileniyorum ve değişiyorum...

Sevgili takipçilerim,
2008 yılında ucundan dahil olduğum 'blogger' aleminde pek aktif olamadım şimdiye kadar.. Ama artık yazmam gerektiğini düşünüyorum.. Hem keyif almak için hem de keyif vermek için..
Keyif alabildiğim konular da çok fazla olmadığına göre içlerinden seçim yapmanın da zor olmaması gerekirdi, zaten öyle de oldu..
Bugünü blog dünyasına yeni adım attığım gün sayıyorum ve bugunden itibaren bu blogumda artık ' yeme & içme ' zevkleri ve özellikle mekanlar hakkında yazmaya başlıyorum...
Ağırlıklı olarak Antakya temelli olacak olan yeme&içme ve mekan yazılarıma zaman zaman seyahatlerimdeki deneyimlerimi de ekleyerek sizlerle paylaşmaya çalışacağım...
Özellikle Antakya'ya seyahat hazırlığı ya da planı yapanlar başta olmak üzere, tüm yeme & içme meraklılarının ilgisini çeken bir çalışma olur kimbilir zamanla..
Yeniden merhaba..
Volkan...